24 Şubat 2011 Perşembe

Evet Gün Bu Gündür

Sizlerden gelen yoğun istek üzerine yazmaya başlıyorum pampalar. Bir sene gibi bir aradan sonra 20 yoruma ulaştık en nihayetinde. Bir sene oldu ama oldu :D

Neyse. Hiç ayak bacak yapmadan olaya gireyim.

Ben bakirim. Ahahaha çok ani oldu belki ama valla bakirim. 25 yaşındayım ve hala bakirim. Var mıdır bakirin anlamını bilmeyen bilmiyorum ama bakir, bakirenin erkeği. Yani daha bir hatun kişisiyle halvet olmamış erkek. Çükü minik kuş görmemiş er kişi. Ben kısaca.

25 yaşındayım ve hala hazırda bir dişi ile çiftleşmedim. Nedenlerine sebeplerine uzun uzun gelmeye çalışacağım fakat olmadı. Bazen olmadı, olduğu zaman ben istemedim, hem istedim hem olduğu zamanda korktum. Şurada erkek olduğumu belirtmesem ve sadece bu korkularımı, duygu ve hislerimi yazsam kesin beni kadın sanardınız. Kendi kendime "karı mısın olum ! erkek adamsın git çatır çatır bas malın üstüne !" diyerek gaza getirsemde erkeklikle alakalı bir şey değil bu. Korkuyorum...

Neyden korkuyorum mesela;
Birlikte olduğum kadının siki ufak bulmasından, onu tatmin edememekten, heyecandan kalkmamasından, ilişkimizi nasıl etkileyeceğinden, sonrasında bunu yüzüme yada olmadık kişilere taşımasından, gibi gibi.

Ben bir kaç kişiye bu sorunumu açtığımda bana hayat kadını tutmamı önerdiler. Bende onu istemiyorum. İlk sefer olacaksa sevdiğim istediğim kadınla olsun. Hadi oda olmadı en azından yapmacık olmasın. Bir şekilde beni arzulayan isteyen benimde arzulayıp istediğim çok azda olsa duygusal bir şeyler hissedebileceğim biri olsun. Öyle para ile değil. İsteyerek arzulayarak gelişsin istiyorum. Tek gecelik birisi bile olsa bu şekilde gelişsin olaylar istiyorum. Hayat kadını ile birlikte olmayı hiç bir zaman istemedim arzulamadım. Ben birisiyle birlikte aynı yatağa gireceksem, bu iki tarafın isteği ve duygusuyla olsun. Aşk koksun yatak, iş değil. Ruhu olsun sevişmenin. Sikin ama girip çıkması değil, eller oynaşsın karşılıklı vücutlarda. Diller ağızlar sevişsin. Vücut vücuda değdiğinde heyecan sarsın vücutları. Terlesin iki taraf ateş bassın. Kendini kaybetsin zevk alsın. Bunu istiyorum. Ben sadece hadi domal hemen, bende çıkarayım siki, hadi 3 dakka 5 dakka sikişelim, boşalayım bitsin istemiyorum. Yatakta bir roman gibi olalım. Girişi gelişmesi sonucu olsun. Bir roman gibi gelişmesi uzun sürsün. Oyunlar olsun. Süprizler olsun. Karşılıklı birbirini tatmin etme savaşı olsun. Hayat kadını olmasın. Yatıp bacaklarını açıp hadi sikte bitsin olmasın. Gerçekliği olsun, yaşayan bir şey yaşansın orada istedim hep. Ondan böyle kaldım ben. Dediğim gibi bir denk düşemedi böyle bir ortam, kişi, zamanlama.

25 yaşındayım ve hala bakirim.

Birazda sikin boyu endişelendirdi beni hep. Ufak abicim. Cidden ufak. İsteyene email olarak yollarım ama ufak. 11-12 cm sanırım. Öyle kapı tokmağı gibi kalınlığıda yok. Birazda kiloluyum. Bunlar hep birlikte olunca korktum. Bana "lan bununla mı sikiceksin beni" demesinden korktum. Hani erkeğim ya. Hani böyle çok fena sikerim atarım ya. Gurur yaptım. Bunu söylemesinden korktum. Hadi söylemedi, ya memnun edemezsem diye korktum. İstediği gibi zevk veremezsem beni başarısız olarak görürse diye korktum. Yine tabi sik boyuda etkili bu korkumda. İstediğim gibi olmazsa diye çekindim hep. Sonrasını düşündüm. Arkadaşları arasında beni konuşur mu diye pipiriklendim. Sikimin boyuyla dalga geçer mi diye. Yada başka bir hareketimle. Beni millete anlatır diye çekindim hep. Ne bileyim işte. Korktum kısaca.

Belki inanmazsanız bana. Ama gerçekleri söylüyorum. Öyle yalnız pısırık ezik biri değilim bu arada. Gayet arkadaşları olan, eğlenen, arkadaşlarıyla planlar programlar yapan sosyal biriyim.

Bunu aşabilir miyim bilmiyorum. Ne olacak nasıl olacak bilmiyorum ama şu yazıyı size zorla yazdım. Bunu bu kadar açık bir yerde yayınlamak çok zor geldi kimliğim açık açık ortada olmamasına rağmen. Yorumlarınızı bekliyorum. Belki cidden yardımcı olabilecek fikirler çıkabilir.

19 Ocak 2010 Salı

Yazsam mı? Yazmasam mı? İşte bütün mesele bu!

Okuyan olmaz sanırım yalnız ben yine de aklımdan geçenleri yazayım.

Herkesin anlayacağı üzere sahte bir üyelik kullanmaktayım. Burayı kullanmama neden olan şey bir konu hakkında ki sorunum ve bir şekilde yardım aramam, aramaya çalışmam. Belki bir çıkış yolu bulabilirim diye sorularıma yanıt verebilecek insanlara ulaşmaya çalışmam. Buraya bunu yazmam saçma biliyorum, çünkü şu anda bir okuyan olmayacak eminim. Fakat ileride gerçekten yaşadıklarımı paylaşma isteği duyarsam, bu bir giriş olsun bir yol haritası olsun. İleride buna baktığımda "aklımda şunlar vardı o zaman" diyebileyim. Aslında düşününce bunu size değil kendime yazıyorum. Geleceğe bir not.

Nedir ne değildir derdim onu sonra anlarsınız belki. Sorunumu yazarmıyım ondan da şüpheliyim aslında. Tabu denen şeyleri kendi içimde yıkmam gerek önce. Sonra cesaretlenmem ve insanların ne dediklerine takmamam gerek. İşte bunu yaptığımda sizinle sorunlarımı paylaşabilirim ancak.

Elbette paylaştığım şeyler alışagelinen şeyler olmayacak. Onları zaten kişisel site ve bloglarımdan paylaşıyorum. Burada bastırılmış yanlarımı, yaşanmış yada yaşanmamış duygularımı, belki biraz fantazilerimi eğer cesaretim olursa içimdeki beni anlatacağım.

Şöyle bir okudumda sanki gayliğimi ilan edicekmişimde yolunu yapıyormuşum gibi oldu =D

Yok öyle bir şey. Saygım var elbet gaylere fakat ben hem bayanlara ilgi duyuyorum hemde onların bana ilgi duymasını istiyorum. =D

Farklı arayışlarımda yoktur hayatta. Uçlara pek gitmem. Korkuyorumdur belki. Belki de fırsat geçmedi elime. Ne bileyim.

Kısaca; eğer yazarsam buraya, 20'li yaşlarda ki bir kısım delikanlıların yaşadıkları sorunları anlatmaya çalışacağım. En azından ben ve çevremdekilerin. Beni yada bizi sorunlara iten nedenleri maddeleyeceğim.

Kararımı kısa zamanda verebilirim umarım. Yazarsam sebeplerini yazmazsamda sebeplerini açıklarım sanırım.

Şimdilik iyi geceler kendim.
İyi nöbetler...